
Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur;
yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile.
Onlara bir iyilik dokunsa:
"Bu Allah'tandır" derler;
onlara bir kötülük dokunsa:
"Bu sendendir" derler.
De ki:
"Tümü Allah'tandır."
Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamağa çalışmıyorlar?
nisa > 78
Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır;
diriltir ve öldürür.
Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur.
tevbe > 116
De ki:
"Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır."
en'am >162
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (1)
- Yorum yaz! | Etiketler : biraz tefekkür
Kur'an > Sure Enbiya> Ayet 47
Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.(1)
1. Bkz. A'raf an: 8-9. Bu "terazi"nin gerçek yapısını anlamak bizim için çok zordur. Fakat yine de bu "terazi"nin maddi şeyler değil, insanın amellerini ölçeceği ve bir insanın günahkar mı, dürüst mü ve ne kadar günahkar ve dürüst olduğunu tespit etmeye yarayacağı açıktır.
----------------------------------------------------------------------------------------------
Kur'an > Sure A'raf> Ayet 8
8- O gün tartı haktır.(8) Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.
8. "O gün tartı hakla (gerçekle) bir tutulacaktır." Hesap günü kurulacak Allah'ın mizanında haktan başka hiçbir şeyin ağırlığı olmayacak ve tabii bütün ağırlığı olan da yalnız hak olacaktır. Kişinin yükü hakla yakınlığı oranında ağır ya da hafif gelecektir. İnsan, beraberinde getirdiği hakkın ağırlığı ile tartılacak ve sadece onun ölçüsüyle hesaba çekilecektir. Sahte hayat ve onun fayda vermeyen uzunluğu ve görünen şa'şaalı işleri, adelet kefesinde hiçbir geçerli ağırlığa sahip olmayacaktır. Bâtıla uyanların amelleri o terazide tartıldığı zaman, hayatlarının o "muhteşem" işleri olarak kabul ettikleri şeylerin hiç de bir anlam taşımadıklarını bizzat kendi gözleriyle göreceklerdir. Bu husus Kehf suresi, 103-105. ayetlerde de ifade edilmektedir: "Yaptıkları şeylerin doğru olduğu zannı ile, ömürleri boyunca bütün çabalarını bâtıl yollarda harcayan kimseler zarara uğrayanlardır. İşte onlar Rablerinin ayetlerine ve O'na kavuşmaya inanmayan, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir, binaenaleyh kıyamet günü onlara hiç değer vermeyeceğiz.
Kur'an > Sure A'raf> Ayet 9
9- Kimin de tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefislerini hüsrana(9) uğratanlardır.
9. Başka bir ifade ile, insanın amelleri iki sınıfa ayrılır, olumlu ve olumsuz. Hakkı bilmek, tanımak, onu izlemek ve onun gerektirdiği eylemlerde bulunmak olumlu tarafta yer alacaktır. Nitekim ahirette bir değer ve öneme haiz fiiller de yalnız bunlar olacaktır. Buna karşılık gerçeği, görmezlikten gelmek veya reddetmek, ya da başka bir yaratığın veya şeytanların isteklerine uymak ve bu yanlış yola kendini vermek, olumsuz ameller zümresine dahildir. Bir tarafta olan eylem ve hareketler sadece değersiz olmakla kalmayacak, aynı zamanda diğer doğru ve hak amellerin de değerini düşürecektir.
Yukardaki ifadeden, ahiretteki kurtuluşun, insanın işlediği salih amellerin kötü amellerinden daha ağır basmasına bağlı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Kötü işleri, salih amellerinden daha ağır gelen kimsenin hali, bütün varını yoğunu, borçlarını ödemek için verip de hâlâ borçlu kalan bir müflisin durumuna benzer.
TEFHİMU'L KUR'AN
Kalıcı Bağlantı
- Yorum (yok)
- Yorum yaz! | Etiketler : Adalet'in önemi!