"Lâ"

10/7/2009 - Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı (2009)



"Buz Devri" ve "Buz Devri: Erime Başlıyor"un sıfırın altında yaşayan kahramanları, mükemmel bir macera ile "Buz Devri 3: Dinazorların Şafağı"nda tekrar karşımızdalar.

Scrat yine asla ele geçiremediği meşe palamudunun, (ve bu sefer belki aşkın da) peşindedir. Manny ve Ellie yavruları minik mamutun doğmasını beklemektedirler. Miskin Sid, bulduğu dinozor yumurtalarından çıkan yavrularla kendine geçici bir aile kurar fakat bu, Sid için pek de iyi olmayacaktır. Kılıç dişli kaplan Diego da arkadaşlarıyla ilişkisinde çok yumuşak bir tavır sergileyip sergilemediğini sorgulamaktadır. Sid’i başına aldığı belalardan kurtarmak için çıktıkları yolculukta kendilerini birden gizemli bir yeraltı dünyasında bulan ekip, karşılaştıkları dinozorlar, aklını kaçırmış gibi duran değişik hayvan türleri, yeni bir bitki örtüsü ve tek gözlü, acımasız dinozor avcısı gelincik Buck ile heyecan dolu ve bir o kadar da eğlenceli bir maceranın ortasında kalırlar.

Tarihin en cesur kahramanları Manny, Sid, Scrat, Scratiye, Diego, Buck ve arkadaşları başka hiçbir memelinin cesaret edemeyeceği  yerlere  gidiyor, maceraya hazır olun...

----------------------------------

galiba buz devri'ni antalya'da seyredecegim ;)
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/6/2009 - “Transformers: Yenilenlerin İntikamı”

Turgay Özçelik 
Çocukluk yıllarımızın efsane çizgi filmi yine beyazperdeye konuk oluyor. Çektiği ilk filmle beklentileri karşılayacak bir iş ortaya koyamayan Michael Bay, devam filmi Yenilenlerin İntikamı ile ilk filmin izinden gidiyor.


“Transformers: Yenilenlerin İntikamı”(Transformers:Revenge of the Fallen, 2009) mükemmele yakın görsel efektlerle renklendirilmiş aksiyon sahnelerine rağmen, sinemanın en önemli kısmı olan senaryo bölümünde sınıfta kalıyor. Felaket, uzaylı, savaş, aksiyon türlerine ait ne kadar klişe varsa sahip çıkan Transformers150dakikalık süresi boyunca robotlar ve Megan Fox’tan oluşan bir görsellik dışında herhangi bir beklentisi 
olanlar için inanılmaz sıkıcı bir film vaat ediyor.

İlk filmden hatırlayacağımız Sam Witwicky (Shia Laebouf), bu filmde üniversiteye başlar ve artık hayatında uzaylı robotların olmasını istememektedir, normal bir hayat arzulamaktadır. Oysa Amerikan ordusuyla birlikte çalışan Autobot’lar, dünyada hala var olan Deception’ların amacını ortaya çıkartır ve Sam’den yardım ister. Deceptionlar asırlar önce gömülen enerji kaynağına ulaşıp dünyayı yok etmeyi amaçlamaktadır. Autobot’ların bunu engelleme çabalarına Sam ve sevgilisi Mikaela da destek verirler.

Transformers, benzer filmlerde kullanılan klişelere sahip çıkarken, diğer pek çokfilmde olduğu gibi Amerikan propagandası yapıyor. Yıllardır bir çok süperkahramanın Amerikalı olmasına alışmış bizler, bazı filmlerde de çizgifilmlerden ya da çizgiromanlardan tanıdığımız karakterleri Amerikan ordusu için çalışan birer asker olarak görmenin şaşkınlığını yaşıyoruz. Autobot’lar ortaya çıkmak ve yaşamak için Amerika’yı tercih ederken, üstüne üstlük Amerikan ordusunun kurduğu özel bir birliğin parçası olarak Deception’larla çarpışıyorlar. 

Filmin başlarında, bir Deception’u yok etmek için düzenlenen sınırötesi bir operasyonu izliyoruz. İyi robotlar Amerika’yı tercih ederken, kötü robotlardan biri, son yıllarda ekonomisi ile Amerikayı tehdit eden, Çin’de ortaya çıkıyor. Bazı filmlerde bu Amerikan propagandası çok fazla belli etmeden, bilinçaltına hitap edilerek yapılırken, Transformers’da bu durum izleyicinin gözüne sokuluyor. Öyle ki film boyunca, dünyanın Amerika’dan ibaret olduğu mesajı izleyiciye aktarılıyor. Örneğin niyetleri dünyayı yok etmek olan kötü robotların saldırılarında, Deception’lardan birinin Amerikan bayrağını indirdiğini görüyoruz. Dünyanın sonunu engelleyebilecek tek ülke de, filmde tabi ki Amerika olarak gösteriliyor. Amerikan ordusu ve Autobot’lar omuz omuza terörist Deceptionlara karşı mücadele veriyorlar.

Transformers, Amerikan ideolojisine sahip çıkmanın yanısıra, dolaylı yollardan Obama karşıtı bir tavır takınarak, Amerika’daki muhafazakar ve milliyetçi politikalara destek çıkıyor. Filmde klasik iyi polis-kötü polis numarası kullanılırken, Obama hükümetini temsil eden bir görevli, Autobot düşmanı ve Deceptionlara Sam’i kurban edebilecek biri olarak sunulurken, kahraman Amerikan askeri, gerektiğinde hükümeti bile dinlemeden sınırötesi harekat düzenleyebilecek kadar vatansever, dünyayı kurtarmak için canını verecek kadar cesur olarak lanse ediliyor.

Filmi tüm bu gerici yönlerinin ve kısır senaryosunun dışında değerlendirebilecek kadar optimist olunabilirse, sunulan görsel şölenin keyfi belki sürülebilir. Autobotların efsane lideri Optimus Prime, Sam’in sadık dostu Bumblebee, General Motors’un yeni modeli Chevrole Volt’a dönüşen Jolt; Megatron, The Fallen, Sam’i baştan çıkartan Alice film boyunca birbirinden hareketli sahnelerin yaşanmasına neden oluyorlar. Ancak tüm bu görsel panayır, kötü bir senaryonun kurbanı oluyor. Bu kadar fazla robot karakterle ve bu kadar iyi efektlerle neler yapılabilirdi sorusunu ister istemez sorduran film, hayal kırıklığı yaratmaktan kurtulamıyor. Belki ideal sürede bir film olsa daha katlanılabilir olabilirdi, ancak 2 buçuk saatlik seyir süresince sıkılmamak imkansız.

Kimler İzlemeli?
- İlk filmi sevenler
- Birbirinden ilginç ve yeni robot karakterleri merak eden Transformers tutkunları
- Senaryo dert değil, aksiyon hız kesmesin yeter diyenler

Kimler İzlememeli?
- 150 dakikalık Amerikan propagandası izlemek istemeyenler

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

pazartesi ve sali günü kuzenin evinde kaldim 
yalniz kalmaktan korktugu icin :) bana izlemem icin cd önerdi sonrada iceri gidip kendisi yatti
parfume-koku isimli bir filim
benimde gözlerim zor aciliyor... birazdan kapatip yatarim dedim ama filim bir basladi gözlerimi kirpmadan bitirdim filmi :) ilginc bir filimdi saat 19.30 gibi kuzen aradi -transformer'a gidiyoruz degil mi? - evet. dedim :) saat 21.30 da filim basladi ben ikinci yarisinda biraz uyuya kaldim :D
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/5/2009 - The Curious Case of Benjamin Button

Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi (2008)
The Curious Case of Benjamin Button



F. Scott Fitzgerald’ın 1920’lerde yazdığı ve seksenli yaşlarında doğup, geriye doğru yaşlanan bir adamı konu alan hikayesinden uyarlanan “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi” sinema severlerin uzun süredir beklediği bir yapım... Benjamin Button hepimiz gibi zamanı durduramayan bir adamdır. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, 1918’de, New Orleans’tan başlayıp 21. yüzyıla uzanan serüveniyle, onun hikayesi herhangi birininkinden daha sıradışı bir hayatı içerir. Film, pek de sıradan olmayan bu adamın yaşadığı serüven içinde karşısına çıkan kişilerin ve yerlerin, bulduğu ve kaybettiği aşkların muazzam öyküsünü, hayatın keyifleri ile ölümün hüznünü ve zamanın ötesine uzanan şeyleri konu alıyor. Benjamin, Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda doğar. Annesi doğum sırasında ölünce, babası çocuğun 80 yaşındaki görüntüsü karşısına dehşete düşer ve onu bir emekliler evinin basamaklarına terk eder. Burada çocuk içeri alınır ve Benjamin’in tuhaf hikâyesi başlar. Çevresindeki herkes yaşlanırken, Benjamin tek başına gençleşmektedir.

------------------------------------------------------

filmi kaçırmamanızı öneririm
böylesi filimleri hayatınız boyunca çok nadir izleme fırsatınız olur
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/4/2009 - X-Men Başlangıç: Wolverine

Sabırsızlıkla beklediğim bir yapım :) 

sinemalara ilk girdiği gün izleme fırsatım oldu (21,30 )
beklediğim gibiydi ve sanırım tekrar gideceğim ....
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------






Marvel’in çizgi roman karakterlerinden sinemaya uyarlanan X-Men üçlemesinin başarısından sonra yapımcılar, yeni bir film için kolları sıvadılar. X-Men Başlangıç: Wolverine, son dönemlerde moda olduğu gibi, hikayenin başına, filmin kahramanlarının gençlik yıllarına dönüyor. Hugh Jackman’ın bir kez daha kamera karşısına geçtiği filmde, sevgilisi öldürülen Logan’ın onu diğer güçlü mutantların karşısına çıkaracak güce nasıl sahip olduğunu göreceğiz. Tüm dünya ile aynı anda bizde de 1 Mayıs 2009’da gösterimde…




Filmin konusu:

Logan’ın nasıl Wolverine olduğunu öğreneceğimiz filmde Logan’ı, sevgilisi Kayla ile Kanada’da düzgün bir yaşam sürerken görüyoruz. Logan, geçmişten kalan yaralarını silmeye çalışmaktadır. Ne var ki huzur dolu bu yaşam, Kayra’nın öldürülmesiyle sona erer. Hayatı bir kez daha kararan Logan, ezeli düşmanı Sabertooth’dan intikam alabilmek için çok gizli bir program olan Weapon X’e katılır. Kendisini yenilmez hale getirecek Adamantium metalinin vücuduna enjekte edilmesiyle Wolverine’in intikam macerası başlar.

X-Men Başlangıç: Wolverine / X-Men Origins: Wolverine
Yönetmen:
Marc Guggenheim Oyuncular: Hugh Jackman, Liev Schreiber, Danny Huston, Will i Am, Lynn Collins, Kevin Durand, Dominic Monaghan, Taylor Kitsch, Daniel Henney, Ryan Reynolds, Scott Adkins, Tim Pocock, Julia Blake Senaryo: David Benioff, Skip Woods Türü: Fantastik-Aksiyon-Bilimkurgu Yapım: Avustralya-ABD-Kanada Süre: 107 dk. Gösterim Tarihi: 1 Mayıs 2009 (Tiglon)
Web Sitesi: http://www.x-menorigins.com/

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/4/2009 - Knowing / Kehanet

The Day the Earth Stood Still/dünyanın durduğu gün filmi vizyondaydı... orda nuh'un gemisini tasvir etmişlerdi :) bu filimde ise yeniden doğuşu... filmin son sahnesinde iki çocuk (filmin ufak kahramanları) bir ağaca doğru koşuyor ....
--------------------------------------------------------------------------------------



Oscar ödüllü aktör Nicholas Cage’in başrolünü üstlendiği Knowing / Kehanet, geçmişten gelen şifreli bir mesajı çözümleyen bir bilim adamının, yakın zamanda küresel boyutta bir yıkımın gerçekleşeceğini keşfetmesinin ardından, yıkımı durdurabilme mücadelesini konu alan sürükleyici bir aksiyon film. Filmin yönetmeni ise, The Crow, Dark City, I. Robot adlı filmleriyle hatırladığımız Alex Proyas… 10 Nisan 2009 ’da gösterimde…

1959 yılında, yeni bir ilköğretim okulunun açılış töreninde, bir grup öğrenciden gelecek nasıl olacak konulu bir resim yapmaları istenir. Resimler, 50 yıl sonra açılmak üzere bir kapsüle konularak saklanacaktır. Ne var ki, bir öğrenci kağıdını görünmeyen kişiler tarafından kulağına fısıldandığını söylediği, rastgele gibi görünen sıra sıra rakamlarla doldurur.

50 yıl sonra kapsüller, yeni nesil öğrenciler tarafından açılır. Kızın şifreli mesajı, Astrofizik Profesörü John Koestler’in eline geçtiğinde Koestler, kağıttaki rakamların geçen 50 yıl içinde dünyada yaşanan tüm büyük felaketlerin tarihini ve ölü sayısını şaşmaz bir doğrulukla tahmin ettiğini ortaya çıkarır.

Ancak asıl önemli olanın ise, kağıtta yazılı olan felaketlerden son üç tanesinin henüz gerçekleşmemiş olduğu ve küçük oğlu Caleb’in de bu gizemin bir parçası olduğudur. John olabilecek felaketleri durdurabilmek için, zamanla nefes kesen bir yarışa girer.

Kehanet / Knowing
Yönetmen:
Alex Proyas Oyuncular: Nicolas Cage, Chandler Canterbury, Rose Byrne, D.G. Maloney, Lara Robinson, Nadia Townsend, Alan Hopgood, Adrienne Pickering Senaryo: Ryne Douglas Pearson, Juliet Snowden, Stiles White Türü: Aksiyon-macera Yapım: 2009 Avustralya yapmı Süre: 121 dk. Gösterim Tarihi: 10 Nisan 2009 (Fida Film / WB)
Web Sitesi: http://www.knowing-themovie.com/

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Dark-Angel.jpg "İnsanlar kötülüğü arzuları güçlü olduğu için değil, vicdanları zayıf olduğu için yaparlar"

Kategorilerim

  • "La"
  • Aile
  • Akaid
  • Anlama çabası
  • Ayetler [Konulu Rehber]
  • Biyografiler
  • Dua
  • Edebi Yazılar
  • Felsefe / Düşünmek / Yaşamak
  • Güzel sözler
  • Haber
  • Kur'an-i Kavramlar
  • Kuran-i Kerim ve tefsir
  • Kutuphane - Roportaj
  • Makale & Köşe yazıları
  • Musa ŞİMŞEKÇAKAN
  • Müzik
  • Psikoloji & Psikiyatri
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Siir
  • Sinema & Festivaller, Belgesel ve Dizi
  • Sosyoloji
  • Tarih
  • İslami bilgiler ve yazılar
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • ümit'in savruk kelimeleri
  • Bağlantılarım

    İLMİHAL I - II
    al-islam
    fikriyat
    Osmanlıca
    Felsefe
    Doğu Edebiyatı
    Körpe Kalemler
    Bilim
    Arapça Öğreniyorum
    Kur'an-i Hayat [Hayatın inşası için]
    Kur'an Nesli
    Ten Kafesi
    Otuzuncu Harf
    Kongre, sempozyum ve seminer takvim sitesi
    Evliliğe İlk Adımı Atarken :)
    Kurtuba Dergisi [ Özgürlüge...]
    Müsvedde
    Herkül
    Yeni Ümit [Dini Ilimler ve Kültür Dergisi]
    Cemaat
    RuZiGaR
    gitarTELİ
    Loreena Mckennitt
    Asude (zehra Öztürk) Tezhip Sanatı

    ...

    Kısa mesaj...

    İlgili aramalar: müzik - yılmaz erdoğan etme -  yılmaz erdoğan -  etme -  mevlana