"Lâ"

(c)esaret

30/5/2009 · Kategori: Edebi Yazılar







Uyuyan bebekleriyle, üşüyen köpeklerini; bir yana bırakıp,bir sabah vakti,
Dudaklarımda, direnmiş yüreklerin isyanını taşıyan keskin bir ıslık,
Ellerim ceplerimde, bu şehri yerle bir edersem!
Bana deli, bana çılgın diyecekler biliyorum…
C. Ünaldı Hasannebioğlu


Adaletin mahkumlarca değil hakimlerce tartışıldığı bir coğrafyada kaleme alınmıştır…

Özgürlük nedir bilmeyenlerin yazdığı birkaç dizenin acınası halindeyim. Gönlümde ötelerin esintileri, ruhumda bıkkınlık ve üstümden atamadığım serserilikle dolanıyorum satır aralarında. Hiç anlatamamanın ya da anlaşılamamanın verdiği kaygılardan öte bir kaygıya damlıyor mürekkebim. Çünkü tavımda değilken üzerime çekiçler kalkmış ve en insansı yanlarım köreltilmiş. Geriye çaresizlik çamurundan bir anıt kalmış, adına “ben” dediğim. Dünün, bugünün ve yarının olmadığı bir zaman diliminde anların çetelesini tutmak ne kadar deliceyse işte hayat o kadar dolaşıyor damarlarımda…

Bir voltanın ilk adımı, bir sigaranın ilk nefesi kadar efkarlı düşünceler istila etti, her şeye rağmen değip açtığım tertemiz sayfamı. Özgürlüğe tutsak kalbimi bir yana bırakıp, göz yaşlarımla ıslıyorum kurumuş mürekkebi ve biliyorum küçücük bir çocuğun elmayı dişlerken ki mutluluğunu. Anlatılası her olayı not etsem gökyüzüne, esaretin üzerine güneşi doğurtmayabilir miyim? Pak düşüncelerimle kara bulutları resmetsem, fırtınalar koparabilir miyim tutsaklıklar dehlizinde? Bembeyaz güvercinlerim kurumuş zeytin ağaçlarının gölgesinde iken nasıl olurda sevgiden söz edebilirim? Etmemem de gerek. Perdeler üstüme kapanırken geceye aksi düşmüş bir tablo:
Özgürlüğe adanmış birinin gözlerindeki pırıltıyı kapamak için bağlarlar gözlerini ama elleri arkadan bağlı, diz çökmüşlüğü ile onuru zedelenmiş birinin göz alıcı renklere boyalı elbiseleri yüce davaların sırılsıklamlığını Kıyam-et’e kadar taşıyabilir bunu bilmezler. Akbabaların üşüştüğü dünyamızdan kopardığımız düşlerin bize bakan vasatlığını ve davamızın çelimsizleştiği tarihi, kanlı kurşunların delik deşik ettiği arkamızdaki duvara yansıtır ağlayan çocuk sesleri….

kurtuba, Cemal Kaya

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Arkadaşına Gönder!

Etiketler : (c)esaret

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir

« Önceki :: Sonraki »